Dünya Sağlık Asamblesi 2021 yılında, ihmal edilmiş tropikal hastalıkların dünya genelinde yoksul nüfuslar üzerindeki yıkıcı etkilerine dair farkındalığı artırmak amacıyla 30 Ocak’ı Dünya İhmal Edilmiş Tropikal Hastalıklar Günü olarak tanımıştır. Bu önemli gün, söz konusu hastalıkların kontrolü, ortadan kaldırılması ve tamamen yok edilmesine yönelik artan küresel ivmeye dikkat çekmek ve bu sürece destek çağrısı yapmak için önemli bir fırsattır.
İhmal Edilmiş Tropikal Hastalıklar, küresel olarak, paraziter, bakteriyel, viral, fungal ve toksin kaynaklı olan 21 hastalık ve hastalık grubunu kapsamaktadır. Parazitik hastalıklar bu grubun en geniş bölümünü oluşturmakta olup; Chagas hastalığı, insan Afrika tripanosomiyazisi (uyku hastalığı), leishmaniasis, lenfatik filaryazis, onkoserkiazis (nehir körlüğü), şistozomiyazis, toprak kaynaklı helmint enfeksiyonları, tenya ve sistiserkoz, ekinokokkoz, gıda kaynaklı trematod enfeksiyonları ve drakunküliyazisi (Guinea solucanı hastalığı) kapsamaktadır.
Bakteriyel hastalıklar arasında Buruli ülseri, lepra (Hansen hastalığı), trahom ve Yaws (endemik treponematozlar) yer almaktadır. Ayrıca, 2023 yılında listeye eklenen noma (gangrenöz stomatit) da bu grup içinde değerlendirilmektedir.
Viral kökenli ihmal edilmiş tropikal hastalıklar Deng, chikungunya ve kuduzdur.
Fungal hastalıklar grubunda ise misetom, kromoblastomikoz ve diğer derin mikozlar bulunmaktadır.
Bunlara ek olarak, ektoparaziter hastalıklar arasında uyuz ve diğer ektoparazitozlar; envenomasyonlar başlığı altında ise yılan ısırığına bağlı zehirlenmeler Dünya Sağlık Örgütü tarafından ihmal edilmiş tropikal hastalıklar kapsamında ele alınmaktadır.
Bu hastalıklar, mortaliteden çok yüksek morbidite, kronik sakatlık, organ hasarı ve sosyoekonomik kayıplarla karakterizedir. Bu durum, ihmal edilmiş tropikal hastalıkları yalnızca klinik bir sorun olmaktan çıkararak, aynı zamanda bir kalkınma ve eşitsizlik meselesi haline getirmektedir. Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 1,6 milyardan fazla insan, en az bir ihmal edilmiş tropikal hastalık için risk altındadır ve her yıl 200 binden fazla ölüm, doğrudan veya dolaylı olarak bu hastalıklarla ilişkilidir.
Küresel ölçekte değerlendirildiğinde, ihmal edilmiş tropikal hastalıklarla mücadeleye ihtiyaç duyan nüfusun sayısal olarak en büyük kısmı Asya’da yer alır. Buna karşılık, ölüm oranları ve hastalık yükü açısından en ağır tablo Afrika kıtasında görülür.
Bu hastalıklar yoksulluk, yetersiz sanitasyon, temiz suya erişim eksikliği, sağlık hizmetlerine ulaşım kısıtlılığı ile güçlü biçimde ilişkilidir. Günümüzde artan iklim değişikliği, vektör ekolojisindeki değişimler, uluslararası göç ve küresel mobilite, bu hastalıkların coğrafi dağılımını genişletmekte ve daha önce endemik olmayan bölgelerde de klinik karşılaşmaları artırmaktadır. Türkiye’de özellikle leishmanyazis, ekinokokkoz ve ithal paraziter enfeksiyonlardaki artış bu durumun somut göstergeleridir.
Enfeksiyon hastalıkları uzmanları olarak İhmal Edilmiş Tropikal Hastalıkların tanı, tedavi ve önlenmesindeki rolümüz:
* Tanısal şüphe eşiğini yüksek tutmak,
* Erken ve doğru tanı koymak,
* Kanıta dayalı tedaviyi uygulamak,
* Sürveyans ve bildirim sistemlerine katkı sağlamak,
* Akademik üretim yoluyla görünürlüğü artırmak,
* Halk sağlığı temelli entegre yaklaşımları desteklemek
olmalıdır.
Sonuç olarak, ihmal edilmiş tropikal hastalıklarla mücadele sadece mikrobiyal bir mücadele değildir; aynı zamanda sağlık eşitsizliklerini, yoksulluğu ve sosyal belirleyicileri hedef alan multidisipliner bir küresel çabadır. Bu hastalıkların ihmal edilmediği bir gelecek, ancak bilimsel kararlılık, politik irade ve küresel dayanışma ile mümkün olacaktır.
Türkiye EKMUD
Zoonotik Hastalıklar ve Viral Kanamalı Ateşler ÇG
